Synthesizer’larda ses üretim zincirinin son halkası olan amplifikatörlere (amplifier) değineceğiz.
|
Amplifikatör, terim olarak, muhtelif ses sinyallerinin genlik düzeyini kontrol etmekte kullanılan birim veya devre olarak tanımlanabilir. Oldukça genel bir kullanım alanı olan amplifikatör, synthesizer üzerinde hazır bir ses şekillendirme bloğu iken, diğer enstrümanlarda dışarıdan ilave edilen harici bir sistem halini alabilmektedir. Ses sinyali kaynağını sadece müzik enstrümanları ile sınırlamayıp, radyo, müzik seti veya televizyon gibi günlük elektronik cihazları da dikkate aldığımızda yine amplifikatörler ile karşılaşmaktayız. Üstelik, amplifikatör sadece audio bandında yer alan elektrik sinyalleri için değil, Radyo Frekans bandında çalışan haberleşme ve sensör sistemleri için de vazgeçilmez bir genlik kontrol aracıdır. Amplifikatörün synthesizer’larda en az irdelenen ve ses karakterine etkisi az olduğu düşünülen bir safha olduğu da ifade edilebilir.
|

|
| Hatırlayacağınız üzere, tipik bir synthesizer mimarisi içerisinde osilatörlerce üretilen ses sinyalleri önce filtrelenmekte, daha sonra amplifikatör ile son genlik şeklini almaktadır. Synthesizer amplifikatörünü basit bir müzik dinleme sistemi amplifikatöründen ayıran başlıca fark sadece ses seviyesini yükseltip alçaltmak değil ses seviyesini zamana göre değişen bir kontur içerisinde kontrol edebilmektir. Bir başka ifadeyle, synthesizer sesi genliği filtrelerde olduğu gibi zarf adı verilen bir kontrol sinyali ile modüle edilerek kontrol edilmektedir. Oysa tipik bir müzik dinleme sisteminde “Volume” kontrolü ile sesin seviyesi zaman boyunca sabit miktarlarda artırılarak veya azaltılarak kontrol edilir. Bir başka farklılık ise dinleme sistemlerinde elde edilen yükseltme seviyelerinin daha fazla olabilmesidir. Synthesizer’larda zarf kullanılması ile, gerçek dünyada zamanla değişen genlik seviyelerine sahip doğal veya yapay seslerin taklit edilebilmesi mümkün hale gelmektedir. Tercih edilen iki yöntemden birisi, sesin azami genlik seviyesini “zarf miktarı” adı verilen ilave bir zarf kontrolü ile sağlamak, diğeri ise zarfı sadece ADSR türü safhalara yönelik ayarlarla sınırlı tutarak ayrı bir “Volume” kontrolü kullanmaktır. Her iki durumda da, ADSR konturu seviye bakımından yukarı veya aşağı çekilerek istenen düzey elde edilmektedir (Bkz. Şekil-1). |